TR | EN
İletişim Herkese Lazım Artık 08.12.2005

İletişim Herkese Lazım Artık 08.12.2005

Biz seni marka tarafından biliyoruz. Marka, marka, marka; marka deyince Güven Borça. Sen bize geriden başlayarak anlat hikayeni.
Babam gıda toptancısı. Marketçi. Dedem de tüccardı. Satış-pazarlama eğilimi oradan gelme. Genlerde satış-pazarlamacılık durumu var.
Bu tüccarlık işi Anadolu'da mı İstanbul'da mıydı?
Anadolu'da. Eskişehir'deydi. Gıda toptancılığı yapıyordu peder. Dedem de zamanında Silistre'de, Romanya'da tüccarlık yaparmış. Yani bir global knowhow'da var.

Endüstri Mühendisliğini bilerek mi seçtin?


Endüstri Mühendisliği tercih ettiğimi bile bilmiyordum, ÖSS sonuçları gelince dönüp tercih sıralamama bakmıştım yazdım mı? diye. Ben ODTÜ'de okumaya daha çok önem verdim. ODTÜ yıllarında da ağırlığı edebiyata, sinemaya, müziğe filan verdim. Kampüs hayatını, yurt muhabbetini, Ankara'nın o dönemki entelektüel dünyasını çok sevdim. Seksenli yıllarda birçok şey kısıtlıydı ama biz mutluyduk yine de. Bunu bize ODTÜ verdi. Memleket Eskişehir'di, yakındı ama sömestr boyunca bir-iki kere anca giderdik.

Okulumu hep sevdim ve hala seviyorum. Fırsat buldukça giderim. ODTÜ değerleri konusunda fanatik ve duygusalım. Hatta lütfettiler ODTÜ 50. yıl kutlama komitesinde bir yer verdiler, elimden geldiğince destek olmaya çalışıyorum.

Okuldan sonra?


ODTÜ Endüstri bittikten sonra peder ile birlikte bir girişimde bulunduk. Pek bilinmez, 1985'te Eskişehir'de tesis kurduk, patates cipsi ürettik. Amacımız işi büyütüp İstanbul'a gelmekti ama öyle olmadı. Askerlik sonrası profesyonel çalışmaya karar verdim. Anladım ki sermaye birikimi o kadar kolay olmuyor. Eczacıbaşı'na mühendis olarak girdim. Ürün geliştirmede çalışıyordum; baktım pazarlama bana daha uygun. İpek Kağıt'ta pazarlamaya geçtim ve 1 Ocak 89'da pazarlama ve marka yöneticiliği serüvenim başladı ve bir daha da başka bir şey yapmadım; sadece marka yönetimi konusuna odaklandım. Şans işte; Türkiye'de yeni gelişmeye başlamış bir disiplindi.

Başlarken marka yönetimi var mıydı?

Ürün yönetimi ağırlıklıydı ama yaptığımız iş aynıydı. Marketing yapıyorduk; İpek Kağıtta (Eczacıbaşı'nda) ürün bazında bölünme vardı. Daha sonra çalıştığım şirketlerde marka bazında bölünme vardı.

Bu konuda kendi kendini geliştirmen mi yoksa oralardan aldığın mı baskın?

Kendi kendimi de geliştirdim, ama bu işi esas Colgate'de öğrendim. Eczacıbaşı bu işi yerel knowhow ile yapan bir kuruluştu ve bir süre sonra, uluslar arası bir firmaya geçmem gerektiğini düşündüm. Ve maaşımdaki %25 düşüşe rağmen Başer Colgate'i seçtim. Çünkü o zamanlar sadece Deterjan firmalarında (Unilever, Procter&Gamble, Henkel, Colgate gibi) bu işler yapılıyordu. Ciddi bir fedakarlık yaptım; gerçekten işi öğrenmek için yaptım. Yeni araba da almıştım ve taksit ödüyordum. O arada evlendim de. 91-93 arası bu kararın ceremesini çektiğim yıllar oldu.