TR | EN
Akbank biz.card 22.06.2003

Akbank biz.card 22.06.2003

Enflasyonsuz Yaşam
Kişisel DeğerlendirmeAkbank biz.card
1......10
Vurucu
7
Tek fikir üzerine kurulu
8
Hedef izleyiciye uyar
5
Ürün filmin kahramanı
6
Zevkle izlenir
      7
Markayı güçlendirir
6
 
 
 
 
Mayıs ayında enflasyonun gerçekten düşme eğilimine gireceğinin ilk işaretini aldık. Neredeyse 25 yıldır yüksek enflasyonla yaşamaya alışmış yurdum insanı, özellikle de ticaret erbabı bu yeni döneme alışmakta zorlanacak. Geçenlerde babamla işlerden konuşurken bir anda dehşet içinde “ya altı aydır zam yapmadık” dedi ve fiyatları artırmamız gerektiğini söyledi. Halbuki altı ay önce, bizim pet ürünlerine hedeflenen yıllık enflasyonu da kavrayacak sıkı bir zam yapmıştık.
Profesyonel hayatta zaman zaman enflasyonsuz dönemi düşünüp hayal kurardım çünkü yıllarca pazarlama departmanlarında en çok vaktimizi alan şey, fiyat takibi ve ayarlamalarıydı. Rakip fiyat listeleri, uygulamalar, bölgesel farklıklar, raf fiyatları, araştırma raporları fiyatlandırmayı içinden çıkılmaz bir hale getirirdi ve bizler de çok değişik kanallardan fiyatları takip eder, iniş-çıkışlı döviz kurlarının değiştirdiği maliyetlerle üst üste getirip neredeyse hergün ürün bazında (abartmıyorum) kar-zarar çalışırdık. Biz bunlarla vakit kaybederken diğer ülkelerdeki meslekdaşlarımız ise vakitlerini yaratıcı projeler üretmeye ayırırlar ve fark atarlardı.
Yaşantımızın önemli bir unsuru haline gelen yüksek enflasyon memlekete çok şey kaybettirdi. Bunların başında da ticari ahlaka vurduğu darbe gelir. Bugün memlekette ödeme disiplini kalmamış, mal satmak değil parayı tahsil etmek önemli hale gelmiştir. Yetmişlerde toptancılığa başladığımızda tahsilat diye bir meselemiz yoktu. Parasını düzenli ödemeyen bir kaç istisnai müşterimiz olurdu ve bunlar fazla itibarlı insanlar değildi. Ona göre muamale görürlerdi. Bugün ise parasını vaktinde ödeyen kurumlar istisna olarak kaldı. Ödemeleri sallamak neredeyse bir iş modeli oldu. Bunun şampiyonları ise o hep aşağıladığımız merdiven altı-kayıt dışı şirketler değil, en itibarlı, anlı şanlı kuruluşlarımız, en başta da dev süpermarket zincirlerimizdir. Kayıt dışı sektör, ödemeler konusunda çok daha ahlaklıdır. 
Ticari hayatta senet bir ödeme aracı olarak geçerliliğiniz yitirmiştir. Pratik değildir ve pul maliyeti vardır. Çek ise ülkemizde çok orijinal bir şekilde kullanılmaktadır. Tüm dünyada “para” demek olan çek bizde “tahsili şüpheli kredi” anlamına gelmektedir. Üstelik bu krediyi açan banka değil, malı satan kuruluştur. Kanunda vadeli çek diye bir şey olmamasına rağmen piyasa teamülü çeki vadeli bir ödeme aracı olarak kullanmaktır.
Ticaret dünyasında alıcıların ödemelerini bir bankaya yapmaları gibi, tahsilatları garanti altına alacak yöntemler giderek daha fazla kullanılmaktadır. Bu durumda satıcı faturaları bankaya verip parasını almakta, tahsilat riskini banka üstlenmektedir. Daha çok üretici-toptancı arasında geçerli olan bu ödeme şekli fazla yaygınlaşmamıştır. Birincisi küçük esnaf için pratik değildir, ikincisi alıcıları böyle bir anlaşmaya ikna etmek satıcı firmanın gücüyle orantılıdır. Son beş yılda giderek artan ödeme şekli ise kredi kartı kullanımıdır. Dağıtıcı firmalar özellikle küçük esnafın kişisel kredi kartından tahsilat yapmaktadır. Her iki tarafın da işine gelen bu yöntemin zayıf tarafı vade esnekliği olmaması, şirket borcun kişisel hesaptan ödenmesi ve kredilendirme eksiğidir.
Biz.card bu soruna çözüm olarak üretilmiş akıllı bir üründür. Ancak bu tür ürünlerin iyice yaygınlaşması için bir taraftan bankadan kredi kullanma maliyetinin düşmesi, öbür taraftan da parayı ödemeyip kısa vadeli yatırım araçlarında değerlendirmenin cazibesi azalmalıdır. Yani enflasyon kalıcı olarak düşmelidir. İşte o zaman reklamda değinildiği ve benim profesyonel hayatta hayalini kurduğum gibi insanlar gerçek işlerini yapmaya başlayacaktır. Öte yandan, Biz.card reklamı tüm bu piyasa gerçeklerini es geçip çalışmanın kutsallığı gibi dolaylı bir tema üzerine kuruludur. Dile takılan müziği, hoş görüntüleri ve geçerli bir değer önerisi üzerine kurulmamasıyla tipik bir Akbank filmidir.