TR | EN
Shubuo 15.06.2003

Shubuo 15.06.2003

Sebeo
Kişisel DeğerlendirmeShubuo Lansman
1......10
Vurucu
9
Tek fikir üzerine kurulu
7
Hedef izleyiciye uyar
8
Ürün filmin kahramanı
6
Zevkle izlenir
     10
Markayı güçlendirir
8
 
 
 
 
Ben
2001 yılı Kasım ayında kaleme aldığım kitabımda şöyle demişim: “Turkcell fırsatları iyi değerlendirip çok iyi duruma geldi. Geleceği sağlam görünüyor. Ürettiği çok sayıdaki alt marka ileride sorun yaratabilir; sadeleşmeli.” Ben dedim de yaptılar demek Turkcell’deki beyin gücünü hafife almak olur. Ancak yapılması gerekeni o zaman görmüş olup da şimdi burada dillendirmemek, hayatını beyniyle kazanan bir danışman için gereksiz bir tevazu anlamına gelir.
O yüzden, yazarlık kariyerimdeki iyi anılardan biri olabilecek Shubuo’ya en azından stratejik açıdan sempati duymamın kaçınılmaz olduğunu söylemeliyim. Bu sempatinin üzerine çok başarılı meraklandırma (teaser) kampanyaları gelince, hiç adetim olmamasına rağmen kalkıp lansman toplantısına gittim. Toplantı da çok iyi düzenlenmişti açıkçası. Turkcell Genel Müdürü Muzaffer Akpınar’ın yeterli kısalıkta ve açıklayıcılıktaki konuşması da “iyi konuşmacı” sıkıntısı çekilen ülkemizin konferans-kongre düzenleyicilerinin dikkatine sunulur.
Onlar
Toplantının yapıldığı Mydonose Showland’e giderken trafikte sıkışmamak için metroyu kullanmıştım. Dönüşte metroya girince, elimdeki Shubuo eşantiyonları etrafımdaki insanları mıknatıs gibi çekti. Bunları bir poşete koymamak da meraklandırma kampanyasının devamı mıydı diye düşündüm ama bizim camiada çok fazla toplu taşım müdavimi olmadığını bildiğimden bunun atlanmış bir detay olduğuna karar verdim. Herneyse elimdeki malzemeleri gören herkes “abi neymiş bu şibiyo?” diye sordu. Ürünü anlattıkça da insanlar hayal kırıklıklarını açık seçik belirttiler. Ayda on milyonluk akbil tüketen biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki bizim memlekette insanlar otobüste-trende bu kadar kolay soru sorup, olumsuz görüşlerini de bu kadar kolay ifade etmezler. Sonuçta tüketicilerde ürün gerçeğinin ötesinde bir merak yaratıldığı bir gerçek ama aşağıda açıklayacağım gibi benim buna bir itirazım yok. 
Şimdi hedef kitle tartışmalarına girmeyelim. Böylesine büyütülen ve merak uyandıran Shubuo’nun teknik açıdan bakıldığında muhteşem bir buluş olmadığı ve ilk bakışta beklentinin altında kaldığı bir gerçek. Ancak projeyi önemli kılan da tam olarak bu; Büyük bir teknolojik buluşa dayanmamasına rağmen, uzun vadeli marka stratejisine ve yeni iş modeli oluşturmaya katkısı. Çok sayıda alt markayı derleyip toparlayarak kolay anlaşılır ve kolay kullanılır hale getirmesi. Memlekete 3G gelse onu babam da satar. Esas maharet Cem Uzan’dan politikacı yaratmak, Shubuo gibi markalar yapıp satmaktır diye düşünüyorum. Bildiğiniz gibif Cem Uzan ile ilgili tahminlerim tutmadı. Shubuo’nun ticari başarısını kestirmek de zor çünkü vaka zor. Ancak bildiğim bir şey varsa GSM operatörleri bu tür katma değerli ürünleri bir şekilde satmak zorundalar, yoksa onlarsız işleri zor.
Yine Ben
Reklamları çok beğendim. Son yıllardaki meşhur reklamlarımızın klasik (?) yaratıcılık formülünün (ünlü/sembol, şarkı/slogan) çok dışında duruyor. Ünlüsü ve şarkısı var elbet ama alışılmış Tarkan-Teoman klişesinin ötesinde ve bana tam açıklayamadığım bir NARO (Nuri Alço Revival Organization) tadı yaşatan işler bunlar. Ülkemiz yaratıcı standartları adına umut verici. Etkinliği ise zamanla belli olacak.
Yine Onlar
Herşey reklam değil haliyle. Lansmandan iki gün sonra bir süpermarkette Shubuo standı görüp yanaştım. Bilgilendirildikten sonra satın almak için ne yapmam gerektiğin sorduğumda kız panikledi çünkü bana söylediğine göre iki gündür böyle bir talep almamıştı. Merkezi arayıp öğrendi ve ne yapmam gerektiğini utanarak açıkladı. Bu da bana naylon torbadan daha ciddi bir ihmal gibi geldi.
Sen
Bir süre Shubuo projesinin altındaki beyin kim diya araştırdım ancak herkesin hemfikir olduğu tek bir isim çıkmadı ortaya. Bu işte bir “imparator” olmaması kurumlaşma ve takım çalışması adına sevindirdi beni. Ucundan tutan herkese tebrikler.