TR | EN
Vestel 08.06.2003

Vestel 08.06.2003

Reklamcının Sorumluluğu

Kişisel Değerlendirme
Vestel Süreyya Ayhan
1......10
Vurucu
7
Tek fikir üzerine kurulu
9
Hedef izleyiciye uyar
8
Ürün filmin kahramanı
7
Zevkle izlenir
     8
Markayı güçlendirir
9
 
 
 
 
 
Kişisel Değerlendirme
Zorlu 50.yıl 
1......10
Vurucu
6
Tek fikir üzerine kurulu
8
Hedef izleyiciye uyar
7
Ürün filmin kahramanı
7
Zevkle izlenir
     7
Markayı güçlendirir
6
 
 
 
 
 
 Zamanında Taç markasının reklam ajansı için yaptığım küçük bir proje sırasında Zorlu Grubu’nun bazı fabrikalarını gezmiştim. Geçenlerde bir başka vesile ile Bursa’daki fabrikalarına gittim ve yine çok etkilendim. Bal dök yala lafının kesinlikle abartı olmadığı bir temizlik, hacmin verdiği bir büyüklük duygusu, tıkır tıkır işleyen makinelerin hissettirdigi plan, organizasyon ve de ortada aylak adamların olmadığı mekanlar. (Bu detayı önemserim. Şirketlerimizin global ölçüde verimliliğe ulaştığının göstergelerinden biri de muhtelif hizmetli sıfatlarıyla ortada boş boş duran insanların göz önünden kalkması olacaktır.)
Tüm bu gözlemler, duyduklarımız ve şirketlerinin geldiği yer bize söylüyor ki Ahmet Bey ve yapıcı işbirliğiyle başarıya büyük katkısı olan ağabeyi Zeki Bey muhteşem sanayiciler. Dolayısıyla bir çok benzeri sanayici gibi, dev üretim şirketleri kuruyor ve eserleriyle de haklı olarak gurur duyuyorlar. Bu tür şirketlerde iletişimin yeri, sanki mecburen yapılması gereken bir tamamlayıcı şeklindedir. Marka etrafında organize olmaları, iletişimi lokomotif olarak görmeleri pek beklenmez. Bu yüzdendir ki Zorlu Grubu şirketleri şimdiye kadar gerçek büyüklüklerinin çok gerisinde bir iletişim faaliyeti içinde oldular. Salt harcama miktarı olarak değil, iletişimin tonu ve iddiası da alt perdedendi. Ancak son dönemde ciddi bir atak içindeler.
Şimdi bir marka uzmanı olarak şunu ifade etmeliyim ki marka olmak hayattaki tek iş modeli değil. Tam tersine herkes marka olamaz ve olmamalı da. Bazıları kendilerini üretim şirketi olarak konumlandırıp o alandaki yetkinliklerini geliştirmeliler. O yüzden Vestel’in, Zorlu Tekstil’in dış pazarlarda fazlaca bir marka yatırımı yapmamasını anlayabiliriz. Ancak iç pazarda böyle büyük şirketlerin markalaşma ihtiyacı karşı konulmaz cazibede, hatta bir zorunluluktur. Kitabımda ve değişik yazılarda, konuşmalarda hep Zorlu Grubu’nun iletişimin her alanında sesini yükseltmesi gerektiğini dile getirdim. Şimdi görüyoruz ki Vestel önce çok yerinde bir hareketle Süreyya Ayhan ile anlaştı ve iletişimini başarıyla yaptı. Ardından da Mustafa Denizli’yi Vestel Manisa’nın başına geçirerek içimizi futbol adına, Anadolu adına, marka adına umutla doldurdu. Umarım başladıkları gibi devam ederler.
Zorlu Grubu’nun 50. yılı reklamları da aynı anda devreye girip Vestel ile bir sinerji yaratıyor. Reklamda bol bol tesis gösterilip sanayici ruhu tatmin ediliyor. Bu tür işleri pek sevmesek de 50. yıl hatırına bir süreliğine hoş görüyoruz. Ayrıca Altay kulübü nedeniyle meşhur olmuş diğer Zorlu Grubu’ndan da iyice ayrılmak adına stratejik bir yarar da bulabiliriz.
Linens reklamını değerlendirmedim ancak onun da etkili olduğunu satış rakamları gösteriyor. Ülkenin en tutan dizilerinin kahramanlarını oynatmak bir deha gerektirmese de reklam işini yapıyor sonuçta.

 

Ha bir de sevimli Denizbank reklamları var. O da fena değil. Bu yapılanlar, Zorlu grubu için önemli bir zihniyet değişimi gibi geliyor. (Yoksa medyadan çok sıkı bir dönemsel grup indirimi mi kopardılar?) İletişim atağının kalıcı olması için ise sonuç almaları gerekir. Yoksa grup içindeki marka düşmanlarına gün doğar. Türkiye, iletişimden sonuç alamayıp da sanayiciliğe dönenlerle dolu. Şirketin iletişimden sorumlu yöneticilerine, reklam ajanslarına ve diğer iletişim ortaklarına sektör adına önemli görevler düşüyor. Lütfen bu işlerden somut sonuçlar, ticari başarılar elde edin de sektör kalıcı bir büyük reklamveren kazansın. Tesis reklamları şimdilik OK ama ardından ürüne yönelik birşeyler söyleyen, tüketicinin beynine, gönlüne hitap eden, sattıran işler de gelsin ardından. Söylememe gerek yok ama hemen yapılacak işlerin basında da ölçümleme geliyor. Şu dönem olabildiğince kısa periyotlarla araştırmaya başvurulmasını ve sonuçlara göre hızla hareket edilmesini hararetle tavsiye ederim