TR | EN
Muya 01.06.2003

Muya 01.06.2003

Filtreler
 
Kişisel DeğerlendirmeMuya
1......10
Vurucu
8
Tek fikir üzerine kurulu
5
Hedef izleyiciye uyar
7
Ürün filmin kahramanı
4
Zevkle izlenir
      7
Markayı güçlendirir
6
 
 
 
 
Son günlerde yıldızı parlayan terlik pazarı hakkında yazmamak olmaz değil mi? Görüşlerimi maddeler halinde özetleyim:
  1. Pazar geliştirme adına iyi bir örnektir. Neredeyse hiç reklam vermeyen bir sektör ciddi şekilde bütçe üretmeye başlamıştır ve durum kalıcı gibi görünmektedir. Medyanın buradan çıkaracağı dersler olmalı. Mesela; reklam vereceği zaten garanti olan az sayıdakı büyüğe anormal indirimler verip kuşakları kirletmek yerine benzeri bakır alanları araştırmak gibi. Türkiye’de bir çok sektörde üstü açılmamış büyük madenler vardır.
  2. Markalaşma sonrasında neredeyse tamamı kayıt dışı olan terlik sektörünün büyük ölçüde kayıt içine gireceğini tahmin etmek zor değil. Bu da hükümete bazı ip uçları vermeli. Markalaşma, kurumlaşma, sisteme entegre olma ve vergi üretme. Model böyle işliyor. Yoksul halk hala isportadan terlik alma şansına sahip ama bu şekilde parası olanın topluma katkısı artıyor.
  3. Ancak sektördeki bütün oyuncuların ilelebet reklam vermesi beklenmemeli. Bu, işin matematiğine aykırı. Orta vadede iki-üç tanesi ana medyalarda etkinliğini sürdürmeye devam eder. Diğerleri fiyat rekabeti veya nis pazarlama alanlarına kayarlar. Ya da alternatif kanallara veya tercihan dış pazarlara yönelirler. İç piyasadaki deneyimleriyle belki dışarıda da marka olurlar. O yüzden bu günlerde yapılan işler önemli. Mücadele şu an Muya, Polaris ve kısmen Ceyo arasında geçiyor gibi. Etkinliği ölçmek lazım, ezbere konuşmak olmaz. Milyon dolarlar harcayan terlikçilerimizden herhangi biri, bin dolarlar seviyesinde bir paraya kıyıp araştırma yaptırdı mı acaba?
  4. Neden hepsi birden reklam vermeye başladı derseniz, muhtemelen teşkilatın ve kanalların gazına geliyorlar diye cevaplarım. Bir de pazar gelişme aşamasında olduğundan harcanan paralara yatırım olarak bakma eğilimi yüksek olmalı. Çoğunun dağıtım performansı televizyon reklamı verecek seviyede değil ve parayı boşuna harcıyorlar ama ticarette gaza gelme veya getirilme de bir çok yanliş kararın sebebi olarak karşımıza çıkar.
  5. Aynı şeyi çay sektörü için de yazmıştım. Biri yapınca hepsi sıraya girmişti. Yerel şirketlerimizin satiş teşkilatları ve müşteriler pireyi deve yapmakta eşsiz bir yeteneğe sahiptirler. Neden satişlar zayıf dediğinizde, rakiplerin etkinliğinden bahsederler. Hele bir de rakip televizyon reklamı yapıyorsa abartır da abartırlar. Fiyatlandırma veya promosyonlar konusunda da aynıdır. Satış müdürü gelir ve piyasalarda fırtınalar kopuyor der. İyice bir etüd ederseniz olayın kapsamlı bir şey olmadığını, bir-iki bayinin sızlandığını veya ortalığı karıştırdığını, satış müdürünün de bunları kullanarak muhtemelen gündemi saptırdığını anlarsınız.
  6. Kanallardan gelen gürültüyü iyi anlamak ve filtrelemek gerekir.. Deneyimli bir pazarlamacı piyasadan gelen tepkileri iyi filtreleyebilendir, hiç dinlemeyen değil.Tabandan gelen seslere hiç kulak vermezseniz ne kurum içinde itibarınız kalır, ne de doğru kararlar alabilirsiniz Her şeyi olduğu gibi kabul ederseniz de, sapla saman karışır, gürültüden gerçekte ne olduğu anlaşılmaz. 
  7. Filtre denince aklıma son haftanın meşhur “genç subaylar” konusu geldi. Kimdirler, kaç kişidirler, tam olarak ne düşünürler bilinmez ama gündeme de bomba gibi düşüverdi. Neyse ki insanlarımızın çoğu bu konuda gerekli filtreleri kullandı ve bir panik yaşanmadı. Sonrasında ise Genelkurmay Başkanımız bu gürültü üreticileri lanetleyerek benim başka bir şey dememe gerek bırakmadı. 
Kitabım Piyasada
Mayıs 2001 ile Aralık 2002 tarihleri arasında burada yazdığım tüm yazılar, Reklamlardan Sonra başlığıyla Media Cat kitapları tarafından piyasaya sunuldu. Kitabı köşemin düzenli okurları da yararlı bulabilirler çünkü yazıları kategori bazında yeniden sıraladım ve gözden geçirip güncelledim. Sonuna bir de indeks ekledik. Sanırım bir vaka kitabı olarak öğrencilerin de işine yarayacak. Kitapçınızdan ısrarla isteyiniz.