TR | EN
Braun Silk|tt|epil 25.05.2003

Braun Silk|tt|epil 25.05.2003

Kıl Tüy Anılar
Kişisel DeğerlendirmeBraunSilk`epil
  1......10
Vurucu
8
Tek fikir üzerine kurulu
9
Hedef izleyiciye uyar
8
Ürün filmin kahramanı
6
Zevkle izlenir
     10
Markayı güçlendirir
7
 
 
 
 
Üniversite öğrencisiyken iki yıl üst üste yazları yurt dışına çıkmış, çok cüzi paralarla Avrupa’nın önemli bir kısmını gezmiştim. Bu gezilerde hayatımı şekillendiren önemli gözlemlerim olmuştu. Bunlar dışında, bir sürü “kıl-tüy” detay da hafızamızda kalmış. Örneğin bir tanesi yurt dışında burada hiç alışkın olmadığım kadar kıllı bacaklı kadın görmem idi.Gerçekten de ülkemdeki etek giyen kadinların görünen kısımları kesinlikle tertemizdir. Avrupa’nın bazı yerlerinde ise, bizlere çok itici gelecek görüntülerle karşılaşabilirsiniz. Orada olay, erkeklerin sakal traşı olmaması gibi bir sey sanki.
Peki bizim şalvarlı kadınımızda durum ne derseniz, kişisel bir deneyimim olmadığını peşinen belirteyim. Ancak bu vesileyle yine lise yıllarıma gidip Fakir Baykurt’un Tırpan romanındaki Havana karakterını hatırladım. Havva Ana’nın kısaltılıp söylenişi olduğunu tahmin ettiğim bu karakterle ilgili olarak aklımda “Kıllı bacak Havana” ifadesi de kalmış. Dönüp kitaba bir göz attım ve romanın esas karakteri olan “Kabak Musdu” yu tamamen unuttuğumu ancak kıllı yakıştırmasından dolayı Havana’nın aklıma kazıdığını gördüm. Yine lisede bıyıklarını mezun olana kadar almayan bir kız vardı ama onun hakkında ne dediğimizi söylemeyeyim, hasbelkader okur da utanır.
Demek ki tüy temizliğine önem veren bir milletiz. Araştırma sonuçları da bunu doğruluyor. Bizimkiler Avrupalı kadına göre bu işi daha sık yapıyor. Onlar işi kişisel bakım, kozmetik ihtiyaç sınıfına sokarken bizim kadınımız temel temizlik unsuru olarak görüyor ve inançlarla da bağlantılandırıyor. Temizlik için kullanılan yöntemler de taban tabana zıt. Avrupalı kadın ağırlıkla traş bıçağı kullanırken bizim kadınımız yine aynı ağırlıkla ağda yapıyor. Ayda 1-2 kez ve çoğunlukla evde. Türk kadınının traş bıçagına yüz vermemesinin altında saç-çimen analojisi yatıyor muhtemelen. Şampuandan hatırlıyorum, insanlarımız saçları kestikçe gürleşen, gübreledikçe büyüyen bir şey sanıyorlar. Halbuki ilgisi yok, kesmeyle saç gürleşmez. Sadece kırıklar gidince yoğun bir görüntü alır. Traşlama gürleştirmese de ağda-epilasyon gibi yöntemlerin saçı-tüyü zayıflattığı ise bir başka gerçek.
Bir anı da üniversite yıllarından. Oda arkadaşım Ünsal ile servisle Ankara’ya iniyoruz. Benim arkam dönük ama Ünsal arka beşlide oturan bir kızdan gözünü alamıyor. ODTÜ’lü ve enteliz ya, bir süre sonra dayanamayıp “içine düşücen” gibi bir laf ile uyardım. Ünsal’ın cevabını hala unutamam: “yahu aksi mümkün değil çünkü resmen duvardan duvara” dedi. Dayanamayıp ben de baktım ve mini etekli ve çok uzun bacaklı bir kızın yüksek koltukta oturmanın da verdiği etkiyle tabiri hak eden bir görüntü olusturduğuna şahit oldum.
İşte Braun silk epil reklamında da bu tür bir duvardan duvara bacak görüntüsü ve “duvara tırmanma” çabasında gibi görünen bir tırtıl var. Braun gibi bir firma bu reklam için en azından Avrupa çapında bir bel altı casting araştırması yapmıştır. O yüzden ortada bir “benchmark” durumu söz konusu olsa da benim işim bacakla değil, reklam fikriyle tabii ki. Avrupa’da “tırtılkaydı” diye bir terim var mı bilemiyorum ama bizde bu reklamı sinek ile çekmek gerekse de birincisi bu çok iğrenç olurdu. İkincisi sinekkaydı deyimi biraz erkek traşına özgü sanki. Sonuçta bu reklam makinelerin ağdadan daha etkin olduğunu anlatmada başarılı görünüyor.
Tırtlın bir başka avantajı ise zamanla kelebeğe dönüşmesi ve zaten reklam fikrini zirveye çıkaran da bu. Braun pırıl pırıl ortamlar yaratıyor ve bu durum uzun süre devam ediyor. Bizim de aklımıza bin türlü anı getiriyor. Helal valla. Üstelik beğenmezseniz 90 gün içinde iade edebiliyorsunuz. Dünyada çok uygulanan para iade garantisine bizde neden pek rastlamıyoruz? Biliyorum herkes iade eder diye korkuyorlar ama böyle olmuyor merak etmeyin.Bu etkili pazarlama uygulamasına uzak kalmayın.