TR | EN
Aria 11.05.2003

Aria 11.05.2003

Biri bedel ödemeli

 

Kişisel Değerlendirme Deniz bitti
1......10
Vurucu
1
Tek fikir üzerine kurulu
1
Hedef izleyiciye uyar
1
Ürün filmin kahramanı
1
Zevkle izlenir
      1
Markayı güçlendirir
1

 


 
Aria (İş-TİM) Paris’teki Uluslararası Ticaret Odası Tahkim Kurulu’na başvurarak Türkiye Telekomünikasyon Kurumu hakkında suç duyurusunda bulundu ve 2.5 milyar dolar tazminat istedi. Gerekçeleri ise; roaming anlaşmasının hayata geçememesi, hat kiralanması anlaşmalarının uygulanmaması, adil pazar koşulları sağlanmaması, baz istasyonlarının kurulmasının geciktirilmesi, sesli mesaj ve re-routing hizmetlerini sunma hakkının sağlanmaması ve imtiyaz sözleşmesinden doğan hakların kullanılmaması.
İddialar ciddi ve talep edilen tazminat da çok yüksek. Elde fazla bilgi olmadan burada oturup yargıda bulunacak değilim, top hukukçularda. Ancak tüm bu olup bitenlerden dolayı birilerinin ceza alması gerektiği konusundaki inancımı belirtmek isterim. Çünkü ortada bir suç var ve bu suç Türk halkına karşı işlenmiştir. Krizden inim inim inlediğimiz bir dönemde, mobil iletişim gibi çok da hayati olmayan bir alanda mevcut dört operatörün de kendi altyapısını kurması ve talebin çok üzerinde bir kapasite oluşturmaları suçtur. Memleketin milyarlarca doları çöpe atılmıştır.
Aria yukarıda belirttiğim bir sürü konuda şikayetçi olsa da burada esas can yakan sorun bir “roaming” anlaşmasına varılamamasıdır. Aria, Telsim ve Turkcell’in bu işbirliği için istediği parayı fazla bulmuş ve bir milyon civarındaki abonesi için 2 milyar doların üzerinde yatırım yapmıştır. Aria’yı bu çapta bir yatırıma “mecbur bırakan” tekliflerin içeriği neydi çok merak ediyorum. Bu ikisi Aria’nın büyümesini engellemek için çaba göstermiş olabilirler ama yüksek teklif verdiler diye suçlamak da pek mümkün olmayacak herhalde. Eğer Aria hatalıysa zaten bir bedel ödediler. Eğer bizim resmi kurumlar Aria’ya tutamayacakları sözler verdilerse, bu anlaşmayı gerçekleştirmenin bir yolunu bulamadılarsa veya işi savsakladılarsa o zaman bunun bedelini ödemeliler. Ancak burada karşımızda kamu görevlileri olduğuna göre bir ceza alınsa bile muhtemelen bu kişilere bir şey olmayacak, halka karşı işlenen bu suçun bedelini yine halk ödeyecektir. Bu vakanın kesin kazananı ise altyapı yatırımlarının çoğunu kuran Ericsson.
Aria’nın ödediği lisans bedeli talihsiz bir durumdur. Dünya telekom pazarının yükselişte olduğu, Turkcell’e 15 milyar dolar değer biçildiği ihale döneminde bu para normaldi. Pazarın düşüşe geçtiği dönemde aşırı yüksek kaldı. Ancak sonrasında yaptığı yatırımlar soru işaretidir. Hep şunu düşünüyorum; Madem Turkcell ve Telsim hiç yapıcı davranmadı ve resmi kurumlar da Aria’ya diğer iki operatör adına (her nasıl olduysa) verdikleri sözleri tutmadılar; Peki Aria ve Aycell neden en azından ortak bir şebeke kurmak için anlaşmadılar işin orası ilginç. (Bu yazıyı teslim ettiğim Perşembe günü geç kalmış işbirliği konusunda bir haber gördüm gazetede)
Turkcell kendi altyapısını kurmak için en az 4 milyar dolar ödemiştir ki grup bankalarında batan paraya baktığımızda bunu kimin finanse ettiğini anlamak zor değil. Telsim de 2 milyar dolar harcamıştır ki Motorola ile olan anlaşmazlığa baktığımızda onların da finans kaynağını anlayabiliyoruz. Bunlar arasında cebinden para verip bu işi yapan sadece Aria var ve onlar da abone sayısı olarak en geriden geliyorlar. Bir yatırımcı olarak baktığınızda çok berbat bir tablo. Şimdi onlar da artık ne koparırsak havasındalar galiba. Muhtemelen ortaklar arasında görüş ayrılığı var. Yoksa ülkemizde bankalar ve ticaret üstü ulvi bir konumu olan İş Bankası memlekete böyle bir kötülük yapar mı? Ah şu adi İtalyanlar! 
Bir kaç aydır Aria’nın marka olarak bittiğini düşünüyor ve bunu yazmak istiyordum. Son gelişmeler de sanırım bu iflasın tescili. Bir süredir hiç Aria reklamı yayınlanmıyor. O yüzden kutuda bir değerlendirme yapamadık. İletişim dünyamızda Ixir’den sonraki ikinci büyük fiyasko. Bu ikisine harcanan paralarla kaç tane dünya markası yaratırdık? Yazık valla.