TR | EN
Lipton 02.02.2003

Lipton 02.02.2003

 
 

Çayda işler bildiğimiz gibi

 

Kişisel Değerlendirme Lipton

1......10

Vurucu

8

Tek fikir üzerine kurulu

8

Hedef izleyiciye uyar

9

Ürün filmin kahramanı

9

Zevkle izlenir

     8

Markayı güçlendirir

9

 

 

 

Kişisel Değerlendirme Bal küpü

1......10

Vurucu

8

Tek fikir üzerine kurulu

5

Hedef izleyiciye uyar

7

Ürün filmin kahramanı

5

Zevkle izlenir

      7

Markayı güçlendirir

5

 

Çay-sigara ülkesinin evlatları olarak, bırakınız dünyayı, kendi ülkesinde bile başarılı markalar çıkaramamış olmanın acısını ta derinlerde bir yerde hissediyor ve bunu her ortamda dile getiriyoruz. Getiriyoruz da bir şey değişmiyor. Sigara konusu tamamen umutsuz. Bundan elli yıl önce ortalama Amerikalının aklına gelen ilk Türk ürünü olan tütünümüz bugün bitmiş durumda. Fiziksel ölüm tarihi de Camelin paketinden Türk tütünü harmanı ifadesini çıkardığı gün olarak kayda geçebilir. Amerikalı bunu yaptıysa artık ona bir fayda sağlamadığı için yapmıştır, Türk düşmanı filan olduğu için değil. Türk tütünü artık bitkisel hayatta ve makineye bağlı olarak yaşadığı bu süre içinde bizim için sadece bir masraf kapısı olarak kalacak. Zaten burada Türk ya da Amerikan herhangi bir sigara üreticisine akıl vermek istemem. Tescilli bir sigara düşmanı olarak tüm birikimimi, bundan böyle sigara karşıtı kampanyaların hizmetine sunmaya kararlıyım.

Ancak çayda durum farklı; hala birşeyler yapılabilir. Yerel firmalarımız da bu konuda iyi niyetli bir çaba içindeler ama yeterli birikimleri olmadığından hata yapıyorlar ve kısıtlı bütçelerini boşa harcıyorlar. Taşların gelecek beş yılda yerine oturacağı bu pazar köşem için birinci öncelikli. O yüzden son bir buçuk yıl içinde çıkmış tüm önemli çay reklamlarını değerlendirdim. Bu, içinde çay geçen yedinci yazı.

Önce Lipton. Çay pazarının tek markası Lipton tam gaz gidiyor. Bir yandan marka değeri ve müşteri bağlılığını artırırken, öbür tarafta pazarı kendi güçlü olduğu demlik poşet ve sallama çay diye bildiğimiz bardak poşeti alanına yavaş da olsa kaydırıyor. Lipton tüm bu işleri yaparken çaya soğuk duran gençleri kazanmayı ve çay içme alışkanlıklarını yine kendi alanına doğru yönlendirmeyi de hedefliyor. Bu amaçla geliştirdikleri (müthiş fikir) bodum bardak ile çayı camda içmeyi seven bir ulusun evlatlarına büyük cam fincanlar sunuyorlar. Daha ne olsun derseniz, bu doğru stratejileri bir de mükemmel reklam fikirleri ve uygulamalarla desteklediklerini söyleyebilirim. Son reklam filmindeki fikir, akış, oyunculuk, tiplemeler harika. Rakiplerinin işi gerçekten de çok zor. P&G gelse Liptonu bu saatten sonra zorlayamaz diye düşünüyorum.

Hadi çay P&Gnin işi değil ama ülkemizin gıda devleri neden bu işe soyunmadılar, o da ayrı konu. Koçun Düzeyi, Sabancının Marsası veya Ülker... Çaykur politikası yüzünden sektör karsız olsa da marka yatırımı için ucundan bulaşmalılardı. Şaka değil, ülkenin en büyük gıda pazarlarından birinden bahsediyoruz ve pazarın yarısını tutan kağıttan kaplan bir süre sonra tarihe karışacak. Unilever gibi bir devin neredeyse en iyi yönetilen markasının karşısına daha önce hiç ulusal marka yaratma deneyimi olmamış küçük grupların çıkması bu açıdan ilginç. Ben tüccar aileden gelen biri olarak bu cengaverleri çok seviyorum. Doğuş, Bal Küpü gibi firmaların başarılı olmalarını istiyorum. Bu amaçla da yaptıkları her işi ciddiye alıp eleştiriyorum.

Bal Küpünün sorunu daha önce de belirttiğim gibi ismi. Şekerde başarılı olan bu marka, çaya Dem küpü gibi farklı bir adla taşınmalıydı ancak ikinci kampanyadan sonra bu artık çok zor. Umarım yanılıyorumdur ve şirket mevcut ismi ciddi olarak test edip tüketici onayı almıştır. Reklam filmi ise ünlü kullanımından dolayı ilgi çekip izlenmeye aday. Metinden anladığımıza göre standart çay kalitesi sağlayan bir harmanlama ve kontrol sistemleri var ve çayı iyi muhafaza eden üstün bir ambalaja sahipler. Bu üstünlükler bence daha iyi anlatılabilirdi. Ayrıca metin, kalite gibi abstract bir kavram üzerine gereğinden fazla gidip ana faydayı gölgeliyor. Reklamın iyi yönleri de va kuşkusuz ama Lipton çıtayı öyle yukarı çekiyor ki yerel üreticilerimizin gerçekten çok çalışmaları lazım çook