TR | EN
RÖK 12.01.2003

RÖK 12.01.2003

Sivil Toplum Sınavı

 

Kişisel Değerlendirme

ReklamÖzdenetim Kurulu

1......10

Vurucu

9

Tek fikir üzerine kurulu

8

Hedef izleyiciye uyar

7

Ürün filmin kahramanı

6

Zevkle izlenir

     8

Markayı güçlendirir

9

 

Reklam Özdenetim Kurulu Türkiye'deki en önemli sivil inisiyatiflerden biridir. Hani hep deriz ya bu ülkede birileri bizim adımıza karar verip bize nasıl düşünmemiz ve davranmamız gerektiğini buyuruyor diye, işte RÖK reklam sektöründe tam da birileri birşeyler buyurmaya hazırlanırken projelendirildi. TRT tekeli kırılınca, devlet reklamları zapturapta almak için modeller araştırırken sektör hızlı davrandı ve ben kendi kendimi denetleyecek kadar olgunum diyerek ortaya böyle bir kurum çıkardı. Hani hep derim ya bu ülkenin birinci kuşak reklamcıları çekirdekten reklamcı olmasa da iyi entelektüellerdir ve topluma değişik projelerde (sivil anayasa girişimi gibi) katkıda bulunurlar diye, işte RÖK de bu aydın insanların ürünü.

Avrupa'daki benzer oluşumlardan esinlenen ve İngiliz modeline yakın duran RÖK 1994 yılında çalışmaya başladı. Bir yılı geçmeden de benzeri işleve sahip olan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu devreye girdi. Bugün her ikisi de aktif ancak aralarındaki fark şu; RÖK şikayetleri bir-iki hafta içinde inceleyip sonuca bağlıyor ve verdiği en ağır karar reklamı yayından kaldırmak. Yasal bir gücü yok. Reklam ajansları, reklamverenler ve medyanın gönüllü birlikteliği ile oluşmuş sivil gücü kullanıyor. Bakanlığa bağlı kurul ise davaları genelde bir yılda sonuçlandırıp çok ağır para cezaları veriyor. Yani bağcı dövüyor. 

RÖK'e herkes başvurabiliyor ancak normal zamanlarda daha çok şirketler rakiplerini şikayet ederken halka yönelik reklamlar başladığında ise tüketici başvuruları patlama gösteriyor. 1994'deki lansman kampanyası dışında iki kez halka tanıtım yapılmış, sonuç aynı. Şu sıralar oynayan üç TV reklamını da çok başarılı buldum. RÖK'ün felsefesine uygun olarak halkın zekasına saygı duyan, espirili, dikkat çeken, yaratıcı işler. Reklamcılara kendi reklamını bu şekilde yapmak yakışırdı. Leo Burnett ekibine tebrikler.

İnsanın inansı gelmiyor değil mi bu ülkede böyle bir ortak girişimin çalıştığına. Yani bir grup reklamveren, reklam ajansı ve medya kuruluşu bir araya gelecek ve birlikte oluşturdukları kurul bir reklamı bir nedenle sakıncalı bulup yayından kaldırma kararı aldığında herkes buna uyacak. Bir-iki istisna dışında RÖK'ün bugüne kadar aldığı tüm kararlara uyulmuş. Hükümet programında sivil toplum lafı sıkça geçiyordu. İşte önlerinde bir fırsat var; Bir çok Avrupa ülkesinde olduğu gibi, özdenetim mekanizmasını tüketici haklarını düzenleyen kanunda bir filtre gibi kabul edebilirler. Yani RÖK tarafından belli bir süre içinde yayından kaldırılan bir reklam hakkındaki diğer davalar anında düşer. AB mevzuatı buna müsait. Vatandaşına, sivil topluma güven böyle olur, lafta değil.

Reklamda özdenetim sektördeki herkesin sahip çıkması gereken öncü bir sivil toplum hareketidir. Arada yanlış kararlar verebilir mi? Düşük ihtimal ancak bu mümkün. Ama siz bu kararları sağda solda tartışırsanız, hakem hatalarını kameralar yardımıyla eleştirip, toplumda maçın maçta bitmediği anlayışını yerleştirerek spora büyük zarar veren Erman Toroğlu'ndan farkınız kalmaz. Hukuka güvenmeyip kendi hukukunu kendi uygulamaya meraklı bu toplumda rating alırsınız ama hukuk ve sivil toplum yara alır. Üstelik RÖK kendisine gelen şikayetler sonrasında reklamveren ve ajansından savunma istiyor. Bu savunmalarda belgeler, emsal davalar getiriliyor masaya. Tüm bu kanıt ve belgeler elde olmadan yapılan harici değerlendirmeler daha da sorgulanabilir niteliktedir. Hiç olmazsa Erman hocanın elinde Uğur ve sunduğu teknik imkanlar var. Hem sonuçta RÖK bir para veya hapis cezası vermiyor, genelde reklamda düzeltme istiyor. Karardan tam ikna olmasak da tolerans göstereceğiz. RÖK hepimiz için önemli bir demokrasi sınavıdır. Hem kişisel katılımımızla, hem de kararlarına saygı göstererek ona sahip çıkmalıyız.