TR | EN
Telsim Cem Yılmaz 22.07.2001

Telsim Cem Yılmaz 22.07.2001

4 Milyon Müşteri Az mıdır?     

Değerlendirme Kutusu Telsim     1......10
Vurucu     8
Tek fikir üzerine kurulu     7
Hedef kitleye uyar     8
Ürün filmin kahramanı     3
Zevkle izlenir     10
Markayı güçlendirir     5

Telsim reklamı değerlendirmesinde profesyonel kesim aşağıdaki konularda neredeyse hemfikir:

  1. Cem Yılmaz faktörü ve pırıltılı senaryosuyla çok keyifle izlenen bir reklam olmuş. "Tamamen duygusal" sokaklara yayıldı bile. Ajda Pekkan esprisi de, Ajda`nın elli yılda bir adım bile ilerlemeyen oyunculuğuna rağmen ve onunla birlikte harika.
  2. Reklamda marka daha öne çıkabilir ve o kadar süre içinde ürüne yönelik daha çok şey söylenebilir ki buna benzer tüm uzun metrajlı reklam-showlar için bu eleştiri (haklı olarak) yapılır.
  3.  Telsim ve Uzan Grubu hakkında bu kadar haberin çıktığı, olumsuz önyargının arttığı bir dönemde sadece reklam filmiyle bu yargı değişmez, millet kör değil.
  4. Hele elli yıl sonra Telsim`in tek başına kalacağını söylemek en hafif deyimle insanlarla dalga geçmektir.
  5. Uzan Grubu içeride-dışarıda kimseye para ödemezken reklama bu kadar yatırım yapılması neyin nesidir? Üstüne kanal satın almalar, transferler ve GS başkanlığına aday olmalar.
  6. Toplum bunu bir başarı olarak mı görüyor?


Hemfikir olunamayan en önemli nokta da Telsim`in geleceği? Borçlarını ödeyecek mi, küçülecek mi, el mi değiştirecek vs.vs. Reklamda markaya yönelik tek iddia pazar hakimiyeti olduğundan burada etüd etmemiz gereken de bu vaadin gerçekçiliği veya amacı olmalı. Öncelikle, gelecekte firma sayısı azalacak mı, artacak mı?

GSM, telekomünikasyonda ikinci nesil olarak adlandırılan, modası geçmekte olan bir teknoloji. WAP, GPRS gibi ilaveler buna yapılan yamalar. Gelecek on yıl içinde hakim olması beklenen üçüncü nesil sistemlerin (UMTS-Universal Mobile Telecommunications System) temel iletişim mantığı aynı ancak dünyanın her yerinde kullanma (global roaming), görüntü aktarma, radyo dinleme gibi multimedya üstünlükleri olacak. Esas bomba ise dördüncü nesilde. Japonlarn başı çektiği ve henüz ARGE aşamasında olan bu sistemin işleyiş esası tamamen farklı. Yani aranan telefonu bulma, sinyalleşme protokollerinin değişmesi dışında çok geniş bir bant aralığı olması taşınacak bilgi miktarını da şimdikiyle kıyaslanmayacak kadar artırıyor.
Sonunda gidilecek nokta da bir kişinin tek bir dijital kimliğe ve dijital cüzdana sahip olması ve bununla dünyanın her yerinde e-ticaret dahil her türlü iletişimi yapması. Bu da bölgeselliğin sonu demek.
Öte yandan ülkemizde Türk Telekom tekeli 2003`de kalkıyor. Yeni lisanslar verilebileceği gibi, Telekom Üst Kurulu yeni frekansları ayrı, lisansları ayrı, altyapı tesisini ayrı satabilir (mevcut firmalara blok olarak verildi). Bunlara ek olarak içerik veya farklı hizmetler satacak çok sayıda yeni oyuncu sahne alabilir.
Yani 2053 yılında neler olacağını tam bilemiyoruz ama kesin olan bir şey varsa, çok sayıda yerli ve yabancı oyuncunun yer aldığı globalleşmiş bir pazar olacak. Bu arada Turkcell ve Telsim`in lisans anlaşmaları da 2023`de bitiyor.
O zaman reklamda markaya yönelik tek iddia olan "tek başına kalma" çok saçma kalıyor. Peki neden yaptılar bunu? Ya dünyadan haberleri yok, ya da mevcut müşteride gazete haberleri nedeniyle oluşan olumsuz yargıyı yumuşatıp biz buradayız ve güçlüyüz demek için. Çok para harcamanın ve bunu dillendirmenin nedeni de aynı sanırım.

Ve hedefiniz mevcut müşterileri korumaksa bu işe yarayabilir. Çünkü marka bağlılığı evliliğe benzer. Eşinizden biraz daha iyi birisine rastlayınca veya kaynananıza gıcık oluyorsunuz diye boşanmazsınız. Cep telefonu da öyle. Alınan temel hizmet aksamadıkça insanlar numaralarını değiştirmek istemez.
Şu an Turkcell ve Telsim`in tek pazarlama hedefi mevcut toplam 15 milyon aboneyi korumak, bunlara ek servisler satarak karlılığı artırmak olmalıdır. Geleceğin bölünmüş pazarını düşüdüğünüzde mevcut rakamlar az değildir. Telefonu "bulunsun" diye alacak yeni (karsız) müşteriler Aria ve Aysel`e bırakılabilir.

Dolayısıyla hiç de inandırıcı olmayan Telsim reklamı Uzan Grubu hakkındaki olumsuz yargıyı değiştirmez ama yukarıda bahsettiğim evlilik analojisi nedeniyle abone kaçışını engelleme konusunda katkı yapabilir.